Fotoğrafına baktım az önce erimiş dağ gibi adam.. Saçlarda gidince tanıyamadığım biri bakıyor sanki, gözleride olmasa.. Göbeğini oynatırdı gülerken kalmamış göbek möbek.. Eriyor gün geçtikçe uzun yıllar yaşaması dileğiyle diyorum, uzun sağlıklı ama ciğerlerden ilerlemesi kolaymış.. Ne bilem ben dersin bilmediğin şivede, uğraşırsın didinirsin.. Tam rahata erdim dersin, dediğinin ilk haftasında kaderin çıkıp gelir, seni yakalar.. Diz çökersin ellerin başında, nereye gidemez ki bu yol bilemezsin, çaresizlik böyle bir şey olsa gerek.. Daha önce ki çaresizliklerine gülmekle ağlamak arasında bakarsın süzülürken yaşlar boğazına yüzün donuktur.. Gevşetemezsin..
Bir varmış bir yokmuş diye başlayan, bir masalın içinde olsaydık eğer kervan geçmeyen kuş uçmayan diyarlarda devemle tıngır mıngır giderken karşıma üç başlı dev çıksaydı; sihirli kılıcınla gelip kurtarır mıydın beni?
Kurarım masamı gecenin orta yerine, nefese döner sigaramın gri dumanı, aldığım her nefes parıldar sana dönüşür.. Bağıramam aman duyar ruhum, fısıldarım bedene söylediğim her hece hüzne dönüşür.. İçmekle tükenmez şarap, göçmekle bitmez yollar.. Sıkıntı asfaltım kordan yola dönüşür.. Böyledir bende hüzün bırakırsam yırtılacaktır! Bırakamam! Sana dönüşür.. Arındıkça coşar yara kapanmaz, tene dönüşür..
Ne zormuş mimlenmek, geçen aylarda yine mim davasına 4 gün strese girdim. Ben blogumda iki cümle kurar sonunda iğneli iğneli birilerine kızar, hayatıma isim kazıdıkları için lanet okurum ona buna. Yine de iyi oldu bu..
1. Sevdiğim değil, vazgeçilmezim diyorum ben onun için.. Onunla zaman geçirmek, hatta sadece onu seyretmek bile insanın saatlerini alabiliyor.. Merak edenler için söylüyorum, bu sadece küçük bi köy kaçamağında çekilmiş fotoğrafı aslında kendisi ev ördeği. Uzatmalı yavuklusu var ve son olarak adı viky.
2. Tatil yapmak ve elbette yüzmek. İnsanın kafasındaki tüm kötü şeyleri atabileceği zaman deyip kendimizi kandırsakta aslında o bütün kötü şeylerin bazen halüsinasyona dönüşüp dağ gibi olduğu bi dönem tatil. Deniz deryadır alır dertleri derler ya, yüzmek gibisi yok.. (Sen Muğla'da her sokaktaydın aslında.)
3. Yemek yapmak.. Sevgiliye yemek yapmak.. Sevgiliyle yemek yapmak.. Sevgiliye yemek yaptırmak.. Bu liste aynı konseptte uzar gider.. Sonuç olarak hepsinin ortak bi kaidesi var "Yaşasın yemek yemek"..
4. Arşivim, gerçi bu ikinci sırada olmalıydı. İçinde plak, 45lik, vcd, dvd ve daha bir çok şey barındıran küçük servetim. Zamanımın büyük bir kısmını film izleyerek geçiririm. Hatta nisan başına kadar haftada 10 film bitirdiğimi bilirim. Hep 23 nisan yüzünden; ah Chester, vermeyecektin elime o balonları..
5. İşte tam yerine Kadıköy akşamlarını ekleyip bir ah çekiyorum içimden..Tori Amos ile ilgili diye eklemek istiyorum. Ne cornflake girl ne crucify ne de big wheel.. Kar yağarken ailenizden uzaklarda sıcacık evinizde ışıkları söndürün.. Battaniyenizi alıp cam kenarındaki koltuğa uzanın, karın yağışını seyredin, ya da yapın işte aklınıza esen herhangi bir şeyi.. Yapayalnız bir kışı geçirirken kulaklarınızdaki fon müziği kesinlikle winter olacaktır..
7. Yazı yazmak..
Ne vakit büyüdüğümü hatırlatsa takvimler, dilsiz çocukluğum gelir aklıma, resmi yasaklı şarkılara tutunuşum şeytan işi ıslıklarla..