Hayatın küçük oyunları anlamsız, geleneksel ritüelleri gereksiz, olumlu duyguları abartılı, mutluluğu tahriş edici ve umudu samimiyetsiz.. Geriye kalan kas ve kemk yığını ile yaşıyorum..Saatler süren ve durmak bilmeyen ağlama seansları..
Aşırı ağlama sonucu oluşan sinir krizi, titremeler, ve nefes alma zorlukları..
Etrafta dağılmış yırtık peçete parçaları ve bilimum mektup tarzı anılar..
Sağı solu arayıp "ölüyorum imdat" deme isteği, ancak yapamama..
Telefon ahizesiyle el temasının sıklaşması..
Geçirilen onca zamana lanet etme..
winampta çalan şarkılarda gözle görülür oranda bir değişiklik..
Hayır niyedir ki ailesi tarafından bile hak ettiği şekilde davranılan insana günlerce ağlamak zırlamak, parayla büyütülmüş birine sevgiyi öğretemediğime üzülmek, beni aşağılayarak kendini yüceltmeye çalışan birinin peşinden kendime işkenceler çektirmek.. Koskocaman bir boşunalık dönemi bu aslında..
Kısa süreni makbuldur orası tamam.. Ama hiç böyle bir sendroma girilmemesi tavsiye edilir tarafımca.. Sonra kaçırdığınız filmlere, kaçırdığınız "an"lara, kaçırdığınız "insan"lara yanarsınız bir kendini bilmez, dengesiz uğruna tıpkı ben gibi..
Deliliğini yok etmek için sizi delirtmeye çalışan birine boyun eğmek bu süreyi uzatmak.. Bahar da gelmişken çıksalın moduna girmek gerekmektedir, dostlara selam etmek gerekmektedir..
PS: Yakındır ama gün ışığım..

