<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=30959787&amp;blogName=Suyla+ya%C5%9Fam+%3A%29&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fazzazzil.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fazzazzil.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>
Last notes..

 
posted by Gökçe at 4:39 PM | Permalink | 0 comments
Mühürlü zaman..
Ben hep sustum, susmak tek çare olduğundan değil konuşulmaya değmeyecek şeylerin yaşanmışlığından.. Gerçek anlamda kusmaya başlarsanız, susmaktan daha iyi gelir..

Haykırsam sanki içimdekiler ürperip kaçacak, kaçmasın gidenin alışkanlığını devam ettirmek istemiyorum.. Canımı acıtsada; gidene inat kalmalı içimde, sessizce belki ama çekip gitmemek gerçeği ile..

Söyleyecek çok şeyi olan bir kadın susuyorsa burda mühürlensin zaman..

PS: Akşamdan kalma haliyle..
 
posted by Gökçe at 8:23 AM | Permalink | 0 comments
Bir kadın kayboldu..
O kadar sen ki herşey, bir o kadar da senden uzak.. O kadar varsın, bir o kadar da yoksun ki bende.. En masalsı düş ve en hakiki kavramsın aynı anda, aynılığında yaşıyorsun bunların, sen benim kaosumsun, aykırılığın ve tamdüzenliliğin temsili..
Sen aşkın tarifisin en yalın halinle..

PS: Gitme vakti geldi..
 
posted by Gökçe at 9:30 AM | Permalink | 3 comments
Ayrılık ayracı..
Kırmızı bir kalem alıp elime, bütün duvarlarımı boyadım ve büyük bir hasretle öptüm fotoğrafları.. Baktım, bıktım, kaçtım sonra ben terkettim kendimi dün gece, sen bana koşsan ne olur.. Tozlu ne varsa sildim parlattım gözyaşlarımı.. Ne kadar yalan varsa topladım yerden bütün büyülerden arındım bu gece ve kırılmış aynalardan izledim geçmişi, sıkıldım, ittim, fırlattım herşeyi kaçtım!

Koştum sonra ben terkettim kendimi dün gece, sen bana koşsan ne olur.. Alıp elime bir falçata etime saplanmış bütün öpücükleri kestim attım tenimden, saplanmış bütün kamaları çıkarttım zihnimden, yaralıydım kutsanmış aşk hikayeleri vardı dudaklarımda utanmadım yırttım damağımı ve son kalan gece nöbetlerimi bıraktım ah bittim, kahroldumda bitmedi yolum..

Gelme nolur gelme üstüme..

PS: Küçük kız, büyük yaralar..
 
posted by Gökçe at 11:02 AM | Permalink | 4 comments
Bu son veda
 
posted by Gökçe at 11:09 AM | Permalink | 1 comments