İçimdeki seslerden biri mağlupluğumun, diğeri ise mağlubiyetimin sesi.. Birbiriyle harpte ikisi de.. Kimi zaman yeniyorum bu savaşı, kimi zamansa yeniliyorum güçsüzlüğüme.. Masalımı yaşadığımı zannederken ben, sonu çoktan gelmiş oluyor.. Benlikten çıktığı anda ise çoktan yola koyulup gitmiş, kirlenip başkasının masalı olmaya.. İyilerin kazandığı, kötülerin kaybettiği o masallar çocuk yaşlarımızda kalmış meğer.. Büyüdükçe her şey bir varmış bir yokmuş değil, bir yokmuş hep yokmuşla başlarmış işte.. Kötülerin kaybettiğini çok eskilerde bırakmışım oysaki..Şimdi bir masal daha yazmak gerek; eski aşkların, yeni hayatlarının olacağı..
Havayı içine çekip, dudaklarının arasından, dışarı salıvermek kadar kolaydı, birileri için "sevmek"
**
Oysa, yaşamak içindi nefes almak ve yaşarken farkına bile varmadan, önemini.. İçinde hissedebilmekti!
PS: Gidecek hiçbir yerim yoksa her yer benimdir..


Güçsüzlüğüne yenilmez insan, sende yenilme.. Taraf olma! Güçlü tarafınıda savunma..
İki yanın savaşsın sen izle, sonra yere düşen yaralarını gör..
He birde kişisel tavsiyem, ölümsüz masalların olsun hep, sevmek gibi çıkmasın dudaklardan.
Geçmiş diye birşey yoksa tüm geleceklerde senindir..